Dalai Lama bir sözünde; “Senede bir defa, daha önce hiç görmediğin bir yere git” diyor. Biz ise daha önce hiç görmediyseniz İzmir’i keşfetmenin tam zamanı diyoruz.

Sadece Ege’nin değil, dünyanın incisi olabilecek güzellikteki İzmir, yüzyıllardır çok eski medeniyetlere ev sahipliği yapmış, hem yumuşak iklimi, hem de görsel güzelliğiyle herkesin gönlünde yer etmiştir.

Eski adıyla Smyrna, Hititler’den başlayan, Bizans ve Osmanlılar‘a kadar süren ev sahiplerinin de hediyeleriyle hem zengin bir tarihi dokuya, hem de modern havasıyla günümüz dünyasına ait bir siluete sahiptir.

Çeşme elbette şehrin kuyruklu yıldızıdır. Her sene milyonlarca insan yaz tatilini geçirmek, muhteşem plaj ve denizlerinden yararlanmak ve büyülü gün batımını izlemek için Çeşmeye gelir. Her ne kadar havalar ısınmaya başladı mı en çok konuştuğumuz konum Çeşme olsa da deniz ve güneş dediğimizde aklımıza sadece Çeşme gelmez elbette. Ege’nin muhteşem havasına, meltemle taçlanmış denizine, İzmir’in pek çok köşesinden kolayca ulaşılabilir, şehir merkezine en fazla 1 saat uzakta tatil ruhuna kavuşabiliriz.

Urla, Çeşmealtı, Seferihisar ve kuşkusuz Karaburun, kendine has yemekleri ve güzel manzaralarıyla aklınızdan çıkmayacak tatil anılarını sizler için garantiler.

İzmir söz konusu olduğunda tek seçenek deniz değil tabii ki. Eski medeniyetlerin beşiği bu güzel kent, aynı zamanda dev bir açık hava müzesi olma özelliğiyle de arkeoloji ve tarih tutkunları için de bulunmaz bir seçenektir. Araba ile en fazla 1 saatte ulaşabileceğiniz Efes Antik Şehri her adımda büyüsüyle sizi etkisine alacak, o dönem yaşamına ait tüm bilgileri gözlerinizin önüne serecek harikuladelikte dünyaca ünlü bir eserdir.

Efes’den ayrılıp kısa bir araba yolculuğundan sonra ise Hristiyanlar için ve elbette Dünya adına uluslararası tarihi bir mirasa ulaşabilirsiniz, Meryem Ana Mezar ve Kilisesi. Meryem Ana Kilisesi, yıllardır birçok Hristiyan’ın hac ziyareti için geldiği bir yer olduğundan İzmir’in uluslararası turizm merkezleri arasında ön sırada yer almasının da önemli bir başka sebebidir.

Çevre ilçelerin tüm bu zenginliği yanında, şehir merkezi de görmekten keyif alacağımız, kolaylıkla ulaşılır kültür ve sanat zenginlikleriyle çevrilidir.

Konak’ta İzmir’in kalbinde yer alan” Saat Kulesi” İzmir’e sembollük eden ve İzmir ziyaretinizin nişane fotoğrafı için sizi bekler.

Yine Güzelyalı’da bulunan ”Tarihi Asansör” ve içinde yer aldığı “Dario Morena Sokağı” hem İzmir’in en güzel gün batımını izlemek hem de ünlü sanatçının İzmir’e aşkına sebep yaşam ortamını görmek için muhteşem bir deneyimdir.

İzmir’de Türk Koleji sınırları içerisinde yer alan Atatürk’ün eşinin ailesine ait “ Uşakizade Latife Hanım Köşkü” yine Karşıyaka’da “Zübeyde Hanım’a ait Anıt Mezar “ ve “Latife Hanım Köşk ve Anı Evi” görmeniz gereken yerlerdir.

Ve İzmir’e gelince anlarsınız ki, bölgenin kendine has tarihsel mekanları dışında, size hissettirdiği mutlulukla dolaştığınız her yer sizin kişisel anı tarihinizde unutulmaz bir köşe kaplar.

O zaman ne duruyorsunuz gelin bu kış içinizi hoşgörü ve sevgi kenti İzmir ısıtsın.